Türk Edebiyatının 1950 sonrası yazarları arasında önemli bir yere sahip olan Adalet Ağaoğlu; tiyatro oyunu, roman, öykü, deneme, anı gibi birçok alanda eserler vererek edebiyat dünyasına çok yönlü katkılar sağlar. Adalet Ağaoğlu’nun eserlerinde; sosyal konular (12 Mart ve 12 Eylül olayları), özgürlük arayışları, aydın problemleri, toplumsal baskılar, modernleşme, kimlik meselesi, yalnızlaşma, kadın meseleleri sıkça işlenir. 

Türk romanının modernleşme sürecine katkısıyla edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olan Adalet Ağaoğlu, roman yazma sürecine 1973’te “Ölmeye Yatmak” adlı eseri ile başlamış ve ardından diğer romanlarında da klasik anlatı kalıplarının dışına çıkarak bilinç akışı, iç monolog ve çok katmanlı anlatı teknikleri gibi modernist yöntemlere başvurur. Bu anlatım biçimleri ile bireyin iç dünyası ve zihinsel süreçlerini detaylı biçimde anlatarak, Türk romanında psikolojik derinliği olan eserler ortaya çıkarır.

Cumhuriyet sonrası toplumsal ve siyasal değişimi ve dönüşümü bireylerin yaşamları ve onların iç dünyaları üzerinden anlattığı en önemli eserlerinden olan Dar Zamanlar Dörtlemesi (Ölmeye Yatmak, Bir düğün Gecesi, Hayır… ve Dert Dinleme Uzmanı) toplum ve birey ilişkisini en güçlü bir biçimde ele alır.

Eserlerinde kadınların toplumdaki konumunu, kimlik arayışını ve özgürlük mücadelesini ele alarak Türk edebiyatında kadın bakış açısını çok güçlü bir biçimde yansıtan yazar, kadınların toplumsal rollerini, bireysel özgürlük arayışlarını ve toplumun dayattığı kalıplarla yaşadıkları çatışmaları derinlikli bir şekilde ele alır. Bu yönüyle de Ağaoğlu’nun romanları, kadın kimliğinin sorgulanması ve görünür olması açısından önemli bir yere sahip. Geçmişte kendisi de görünür olma çabasında olduğundan ve bu mücadeleyi vermesinden kaynaklanan kadın bakış açısını güçlü bir biçimde yansıtması çok olasıdır.

Günlük türünün gelişimine katkısıyla da önemli bir yere sahip olan yazar, Damla Damla Günler serisinde kişisel deneyimleriyle birlikte edebiyata bakış açısını, yaratım sürecini ve Cumhuriyet dönemi olaylarını kendi bakış açısıyla anlatarak bir yazarın sorumluluk bilinciyle olaylara yaklaşması, hem kendi deneyimlerini hem de dönemin sorunlarına ilişkin düşüncelerini aktarması bakımından oldukça önemlidir. Yazarın günlükleri yalnızca anılarla sınırlı olmanın ötesinde; edebiyat, sanat, siyaset ve toplum üzerine düşüncelerini, fikirlerini ve değerlendirmelerini içerir.

Ağaoğlu, romanlarıyla ön plana çıkmıştır ancak çok yönlü bir yazardır. Onun psikolojik derinlikli kahramanları, aslında günümüz dünyasında şahit olduğumuz kimselerdir. Bu kahramanları ve olayları bu kadar incelikli işlemesi ise Adalet Ağaoğlu’nun ayrıca kıymetini ve Türk edebiyatındaki sarsılmaz yerini bizlere gösterir.