bir şey

eşiğe geldi;

harlanmaya hazır

bir köz sessizliği

gibi

 

dokunmak

akla geldi;

arada

hâlâ

o incecik alev boyu,

yanlışlıkla

 

neden olmadı

diye değil;

elini uzatsan

parmak uçların yanacaktı…

nasıl bu kadar yakınken durduk

diye kaldı