Üzüldüklerin soğan halkasından geçti

 

Bir kitaba dokundun dürüstçe kanadı iknan

 

sen yalancıların en dürüstüydün tanım gereği öyleydin

 

 -öyle mahzun bakma,öyleydin-

 

 Seni seven insan severdim ben

 

Seni sevmeyen de beni sevmezdi zaten

 

Esniyor gece,esniyor çiçekli duvarım

 

Esnesin insan,gerinsin gecen,

 

çatlarsan topraktan /toprak bilir ki özlemden

 

bikarbonatlı toprak, karbonatlı özlem/

 

Buradayım,buradasın,

 

Omurgayım,omurgasın

 

Sen yol biliyorsun

 

Sen önce yol yapılır”ı sonra gidilir”i de

 

Ben kıtaların atlasında pus,

 

isli sisli pis puslu*

 

ben kıtaların atlasında işte o pus, işte o pis

 

Ben önce yüzsüzlüğü kağıt helva yerken öğrendim

 

Aslında o kadar yalnızdım

 

Aslında aslımı kendime saklayınca, kendimi sende bir şey sandım

 

fırtına koptu birimiz nihayet

 

elim ne zaman sol göğsümde olsa duayı ışıkla

 

içimi gıcıkla /

 

bir kapı gıygıyı hayalle/

 

enfesle buraya/

 

şuraya yirmi yaşımla otur ve hiç kalkma/

 

Yattığım yerden büyüteceğim çocuğumu da

 

Karnımdan çıkmayan çocuk istiyorum ben

 

Karnındayım biliyorsun desin

 

Karnımdasın biliyorum diyeyim

 

Çocuk istemiyorsa beni duayı acilen ışıkla içimin gıcığını savrult kapıya

 

/kapıdan arka arka çıkarım nası” olsa/

 

.  Lucker R. (1985). İsli Sisli Pis Puslu. Devlet Tİyatrosu Yayınları.