Bir şeyler var Johanna,

aniden bastıran bu yağmurun altında

taşan kaldırımlarında şehrin

simsiyah bu Haziran’da

bir şey var.

bir yara.

 

Sen hiç yok oldun mu

- Johanna?

 

Gittiğin yollar kapana dönüştü mü hiç

dünsüz,

bugünsüz,

yarınsız

kaldı mı takvimin

sırtını dayadığın dağlar

ardın sıra devrildi

denizlerin çekildi

göğün yerle yeksan oldu mu

simsiyah bir Haziran’da

bir şey.

bir yara.

 

Sen hiç yok oldun mu

- Johanna?

 

Omuzlarının çöktüğü

başını nasıl taşıyacağını düşündüğün

oldu mu

geri giden ayaklarla ileri, daha ileri gitmeye çalıştığın

bir günde bir asır yaşlandığın

ellerini nereye koyacağını bilmediğin,

gözlerini görmekten men ettiğin oldu mu

simsiyah bir Haziran’da

bir şey.

bir yara.

 

Sen hiç yok oldun mu

- Johanna?