Çağdaş Türk şairlerinden olan Elif Sofya, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirir. Görsel Sanatlar alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra uzun süre resim çalışmaları yapar ve birçok sergi açar. Ayrıca radyo programcılığı ve televizyon programı editörlüğü de yapmıştır. 

Sofya’nın, Sanat, Varlık, Kitap-lık, Yasakmeyve, Edebiyat ve Eleştiri, Cin Ayşe, Natama, Duvar gibi dergilerde şiirleri ve yazıları yayımlanır. Ardından 2005 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı Ters Düşünce’de varoluşun temelleri sorgulanırken içerisinde yer alan şiirler, yoğun ve imgesel bir dile sahiptir.

Son dönemlerde Türk edebiyatında oldukça yeni olan “ekoşiir” tartışması ortaya çıkmıştır. Daha önceden bazı şairlerin şiirlerinde doğa anlatımı ve motifleri görülürken ekoşiir’de ekolojik sorunlar şiirlere taşınır, dil ve ekoloji arasındaki ilişki irdelenir. Elif Sofya, “ekoşiir” örnekleri vererek yenilikçi diliyle ve üslubuyla öne çıkar. 2014 yılında yayınlanan Dik Âlâ şiir kitabında ekoşiir örnekleri görülür. Hayvan imgeleri üzerinden duygulanımları, sezişleri, insan-merkezcilikten çıkarak anlatır. Ayrıca eser, müzikalitesi yüksek bir eserdir.

 Hayhuy adlı şiir kitabıyla Atilla İlhan Şiir Ödülü sahibi olmuştur. Şiirde ses, ritim ve içsel duyarlılığı başarıyla birleştirmesi nedeniyle dikkat çekmiştir. Kitap, modern insanın doğadan uzaklaşmasını eleştiren, insan merkezli dünya anlayışına karşı çıkan şiirlerden oluşur.

Sofya, şiirlerinde bireysel duyarlılığı toplumsal ve evrensel meselelerle bir araya getirir. Bunu yaparken doğrudan söylemek yerine sezdiren bir şiir dili tercih etmiştir. Bu bakımdan çağdaş Türk şiirinde önemli bir noktaya ulaşır. Verdiği bir röportajda da bu düşüncesini destekleyici sözler paylaşır:

“Savaşları, kıyımları, işkenceleri "insan'lık dışı" diyerek yanımıza bile yaklaştırmıyoruz. Böyle olduğu için de kendi kötülüğünün farkına varamayan bir türün bireyleri olarak, yaşama ait, canlılığa sahip her şeyi sömürüp yok etmekten kurtulamıyoruz. Çünkü bütün kötülükler insan'lık dışında olup bitiyor; savaşların, soykırımların, işkencelerin, tecavüzlerin, cinayetlerin sorumlusu olsa olsa sincaplardır diye düşünüyorum. İnsan'lık dışı alanda, insanlığın tüm kötülükleri üzerlerine yıkılmış olanlarla yan yana olmayı, insan'larla bir arada olmaya tercih ediyorum. Biri insan olmanın değerinden bahsediyorsa, orada ciddi bir sorun var demektir.”

Kendisine geçtiğimiz günlerde veda etmiş bulunuyoruz ve bunun derin üzüntüsü içinde bulunduğumuzu belirtmek istiyoruz. Şiirlerinin derinlikli yapısının anlaşılmasını umuyoruz.