Bakır bir kazıyıcıyla yırttım yüzümü.

Kazımanın sesi kemiğe kadar indi.

 

Et aralandı;

ayazda kalan bir boşluk.

 

İçinden

yabancı ağızlarda öğütülen bir kemik çıktı:

adım.

 

Dişler öğüttükçe

eksiliyorum köküme kadar.

 

Harflerimde

yabancı dişlerin çentiği.