Bak görüyor musun şunu?

Ne derdi bir düşüneyim

"Dünya tek kişilik dünya

tek kişilik milyarlarca dünya,

tek dünya..."

 

Korkunç biri o

suratında kendi sandığı

kocaman biri var kendinden

dikkatlice bakarsan görebilirsin

mesela gülümsediğinde

yanaklarındaki kıvrımlardan taşırabiliyor bunu

bazen

sakalları kurtulmak istiyor ondan

gerildikçe geriliyor.

 

Ya da ne bileyim...

 

Hatta gözlerini ovarken gözbebeklerinin bir anlığına

kırmızıya döndüğünü bile görmüştüm bir keresinde

 

Herkesten gizlediği bir şeyler var

seziyorum

bir budalalık hali desem değil sanki

sanki boynunda bütün cevapların yazılı olduğu

bir ip varmış da sırf baş kaldırmak için kesip atmış gibi

aslında evet budalalık

tam bir budala!

Budala budala budala!

 

Parmaklarıma sığdıramadığım kadar

kendinden var o çirkin suratında

hepsi aynı kalıp ayakkabı giyiyor

ne saçma sadece renkleri değişiyor

eline her kalem alışında üzerinde bıraktığı iz

hep aynı, tıpatıp!

 

Bana yaklaştığında kalp atışım hızlanıyor

Korkuyorum ondan

gerçekten

korkunç biri o

uzaklaştığında ne dünyaymış be diyorum

eh be ulan!

Gözlerimi belerterek bakıyorum ardından

üç çocuk, iki araba -biri hanıma-,

müstakil bir ev biraz da yalnızlık düşlüyorum

ha bir de yeşil pasaport.

 

Ölümün sizin için yaklaştığını

hissediyorum

görebiliyor musunuz?

Tırnaklarınız arasındaki kirleri temizleyecek kadar bile

inanmıyorsunuz

görebiliyorum tüm o inanmadığınız şeyleri

eşit yaklaşamıyorum hiçbirine

kabul görmüyor

kafama taktığım şapkanın etiketinde

saçlarınızın beyazları dökülüyor

çifter çifter

bunu da görüyorum

daha da yaklaşıyorsunuz ölüme

şairin dünyasına çekmeye çalışıyorsunuz beni

istemem!

Bu safsatalara kulak verecek değilim

beni bir bayrak gibi dikmenize izin veremem

insanların suratıma gülücükler saçtığı

bir dünyada yaşıyorum ben

bileklerimi ardımda birleştirdim

yavaş adımlarla…

size nedir atletimin üzerinde yazılı olan yazıdan

avuç içimdeki çizgilerden size ne

gidin artık

ölüm sizin için yaklaşmakta

çekin gözlerinizi üzerimden

gidin olabildiğince

kuyularla dolu bu şehir

en parlağından bir tane seçin kendinize

dalın içerisine gerin göğsünüzü

Yaklaşır

yaklaşacak

yaklaşıyor

yaklaşmakta olan.

 

Dünya tek kişilik dünya derdi o

ve ben anlamazdım onu

hala anlamıyorum

çünkü korkunç biri o

bana baktığında gözyaşları akın akın dökülürdü üzerime

bütün hücreleriyle katılırdı gülümsediğinde

sıfırlarla dolu hayallerimin yanına

bir tutam fesleğen koyar

bileklerimden kavrardı

damarlarımı izlerdi

içinde yüzen her kan zerresini tek tek

gözlerdi derimin altından

üstünden parmaklarını gezdirirdi

durduğu yerden bir çizik atar

bir tutam toprak avuçlar hafifçe serpiştirirdi üzerine

toprak damla damla kanla ıslanır

derime işlerdi

öylesine rüyalar görürdüm o gecelerde

inatla toprağı kazır asfaltlar çıkarırdım

çakıl taşlarının ardından.