soluğundan tanıyorlar zamanlar esriyeni

esirgeyen dalgalarında sürüklemekse

sürüsünü

kuşkonmazlara kon

yan çatlatan kışlarda

akşamları sabahlara yatıştır

bitmez bu törenin yosun tutmuş gürültüsü

tut elimden beni bir dansa raks et

 

bu şehir seni izler (tanımaz ama)

 

yar yer kürelerin soluksuz baremini

ben bir bağda

bir sel yangın olacağım mesela

düğüm düğüm üzümlerden doğacağım

büyüyüp

bir çağa kanıp karışacak kanım

bir kentten içeri

avuçlarımda dönüp duran bu çocuk denli

 

bu şehir seni bulur (tanımaz ama)

 

"şiirimiz mor külhanidir abiler"

kurtaramadığım çocukların şiiri yok

nasıl ki sırçadan çanlar takılmış pencerelerde

cinler dadanmış mürekkeplere seksenbirde

bir yüz görünümlük hayat çığlar

kalp

atışı

yuvarlarında

yeryüzünün

 

bu şehir dargındır (seni tanımaz ama)

 

saydım izlerinden hasatsız mevsimleri

çatlak dudaklarının izini sürdüm

-tarlalarına kuşkonar sen de kon-

istasyonlarının bu yerdüzenin

üstüne

çağırdığında beni çağır karnın tenin

sızısız bir rüzgara benziyor adın beni çağır

 

bu şehir seni sever (tanımaz ama)