Benim ufak bir sorunum var; Tanrıyı çok sorguluyorum şu sıralar. Sanırım aramızda bir iletişim problemi var. İnanmıyor değilim, çok da severim kendisini. Beni duymuyor olması çok üzücü gelmeye başladı. Acaba beni duyana kadar ceset torbamın fermuarı çekilmiş mi olacak?

Hep iyi bir insan olmaya çalıştım Tanrım. Dahası hep iyiyim dedim, iyi miydim? Sanmıyorum. Yıldızlar benim evimdir Tanrım, insan evinden uzak kalır mı? Ben uzun zamandır evimden uzağım, başım hep öne eğik kaldı benim Tanrım. Senden hiç erimeyen bir bonbon şekeri istemiştim küçükken Tanrım. Bilmem hatırlar mısın? Ama ben hiç unutmadım. Galiba o gün bana küstün hiç erimeyen bonbon şekeri mi olur diye. Yani ben öyle düşünüyorum. Çok düştüm ben Tanrım hep kendi başıma kalktım ama. Bu yere düşmek anlamına gelmiyor yalnızca. Çok eksildim ben, her eksildiğimde kendime bir şeyler daha ekledim ben Tanrım. Sanırım kendimi ben tamamladım. Tam olarak tam olamamak sanırım bu. Sen beni hiç duymazken ben duvarlarla sırdaş oldum Tanrım. Sana darılmıyorum asla, çok işin vardır seni de anlıyorum. Hiç bilmeden yürüyorum meçhule doğru işte…

Ben bugün karar verdim Tanrım, gökyüzüne asla küsmeyeceğim.