Halk bilimi alanında çalışmalarını sürdüren Tuğçe Coşkun, lisans eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamlamıştır. Tuğçe Coşkun’un kaleme aldığı Eskişehirli Âşık Nurşâh’ın Hayatı ve Eserleri (Monografi-Derleme-Tasnif) adlı bu eser, Türk halk edebiyatında âşıklık geleneği çerçevesinde yaşayan temsilcilerden olan Âşık Nurşâh’ın merkeze alındığı kapsamlı bir araştırma kitabıdır. Tanıtıma konu olan bu eser, yazarın aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki Türk Halk Bilimi bilim dalında hazırladığı yüksek lisans tezine dayanmaktadır. Çalışmasını 2022 yılında Prof. Dr. Aslı Büyükokutan Töret danışmanlığında başarıyla savunmuştur. 

Yazar, halk bilimi alanındaki uzmanlığını uluslararası platformlarda da paylaşmıştır. Bu bağlamda, 2021 yılında düzenlenen Üçüncü Uluslararası Toplum ve Kültür Araştırmaları Sempozyumunda Âşık Nurşâh’ın Şeref Taşlıova ile Mektuplarındaki Şiirlerinin Değerlendirilmesi başlıklı bir bildiri sunmuş ve bu bildirisi tam metin olarak yayımlanmıştır.

Esere bakıldığında yer verilen bilgilerin sadece bir halk ozanının hayat hikâyesi olmakla kalmadığı görülmektedir. Aynı zamanda Anadolu’daki âşıklık geleneğini, geçmişten günümüze uzanan kültürel yolculuğu ile anlatmaktadır. Bu yönüyle esere bakıldığında halk bilimi alanında yer alan araştırmacılar ve Türk kültür ve geleneğine ilgi duyan okuyucular açısından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.

Kitabın temelini oluşturan Âşık Nurşâh, Eskişehir’de yaşamakta ve âşıklık geleneğini günümüzde hâlâ sürdürmekte olan kadın halk ozanlarındandır. Gerçek adı Durşen Mert olan aşığın, şiirinde Anadolu insanına yakınlığı görülmektedir. Yaşanan toplumsal olayları, duygu ve özlemiyle harmanlayan aşığın manevi dünyası şiirine yansımıştır. Tuğçe Coşkun bu çalışmada; Âşık Nurşâh’ın hayatını, sanat ve şiir anlayışını, kendisinin gelenek içindeki yerini detaylı bir şekilde incelemiş ve kültür mirasını kayıt altına almıştır.

Eserin en dikkat çeken yönlerinden ilki, kadın bir aşığın merkeze alınmasıdır. Türk halk edebiyatında erkek âşıkların kadın âşıklara kıyasla daha fazla tanınmasına karşın kadın âşıkların tanınırlığı yetersiz olmuştur. Bu yönüyle eser, kadın âşıkların da gelenek içinde önemli bir yere sahip olduğunu göstermesi nedeniyle ayrıca bir değer taşımaktadır. Âşık Nurşâh’ın şiirleri incelendiğinde aşk, ayrılık, özlem, gurbet, dinî duygular, toplumsal meseleler ve insan ilişkileri gibi birçok konunun şiirine ne denli yansıdığını görmek mümkündür. Bu durum onun şiirlerini sadece bireysel duygularla ele almadığını, aynı zamanda toplumsal yaşamın da bir yansıması üstüne kurduğunu göstermektedir.

Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Âşık Nurşâh’ın hayatı ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Aşığın doğduğu yer ve tarih, ailesi, öğrenim hayatı, mesleği, yaşadığı yer ve kültürel ortamı, âşıklık geleneğine nasıl yönlendiği ele alınmaktadır. Devamında, Âşık Nurşâh’ın âşıklık geleneği içerisindeki gelişim sürecinde geçtiği aşamaları ayrıntılı biçimde görmek mümkündür. Bu bağlamda, mahlas alma süreci, usta-çırak ilişkisi çerçevesinde yetişmesi, rüyada bade içme motifi, saz çalmaya başlaması, etkilendiği âşıklar ve âşıklık geleneği içerisindeki yeri ile konumu, araştırmada ele alınan temel konular arasında yer almaktadır. Bu bilgiler ışığında okuyucu kitle, sadece biyografik bir okuma yapmamaktadır. Okuma sırasında okuyucu, bir halk ozanının yetişme sürecine de tanıklık etme fırsatı bulmaktadır. Aynı zamanda Âşık Nurşâh’ın şiirlerinin yer aldığı kaynaklara da eserde yer verilmesi, yapılacak çalışmalar adına kaynak oluşturmaktadır.

Kitabın ikinci bölümünde Âşık Nurşâh’ın şiirleri biçim ve içerik bakımından incelenmiştir. Şiirlerinin nazım şekilleri, kafiye düzenleri, ölçüleri ve anlatım özellikleri akademik olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra şiirlerinde işlenen temalar detaylı bir biçimde sınıflandırılmıştır. Beşerî aşk, özlem, doğa, sosyal konular, ölüm, millî konular, dinî ve tasavvufi unsurlar gibi birçok tema, şiirleri üzerinden dil, üslup ve anlatım özellikleri ile söz sanatları incelemeleri yapılarak akademik olarak ele alınmıştır. Bu yönüyle eser, kapsamlı bir halk edebiyatı incelemesi niteliği taşımaktadır.

Çalışmada dikkat çeken bir diğer unsur, Âşık Nurşâh’ın şiirinde güncel olaylara dikkat çekmesi ve duyarlılığıyla alakalıdır. Kadına şiddet, savaşlar ve Covid-19 gibi güncel meselelerin şiirinde yer edinmesi, âşığın şiirini geleneksel halk şiiri formundan modern hayatın problemleriyle ne şekilde buluşturduğunu göstermektedir. Bu durumda Âşık Nurşâh geçmişin temsili olmaktan öte yaşadığı dönemin sorunlarını da dile getiren çağdaş bir sanatçı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kitabın üçüncü bölümünde Âşık Nurşâh’ın şiirlerinin türlerine göre tasnif edildiği görülmektedir. Bu tasnif, âşığın şiir dünyası nedeniyle kapsamlıdır. Aşk şiirlerinden taşlamalara, ağıtlardan dinî şiirlere kadar uzanan sistemli bir yapı okuyucuya sunulmaktadır. Bu bölümde, ayrıca âşığın diğer âşıklarla yaptığı atışmalar ve karşılaşmalar da üçüncü bölümde yer almaktadır. Bu bölümler, âşıklık geleneğinin canlı ve sözlü yönünü göstermesi bakımından önem arz eder. Çünkü âşık atışmaları, Türk halk edebiyatının en önemli geleneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Tuğçe Coşkun, çalışmasını hazırlarken saha araştırmalarından da yararlanmıştır. Dolayısıyla bu durum, eserin değerini artırmaktadır. Yazar, Âşık Nurşâh ile birebir görüşmeler yaparak sanatçının kişisel arşivine ulaşmış, incelemiş ve şiirleri doğrudan kendi derlemiştir. Yapılan derleme ile çalışma özgün ve güvenilir bir çalışma niteliği kazanmaktadır. Ayrıca sözlü kültür ürünlerinin kayıt altına alınması açısından da eser önemli bir görev üstlenmektedir.

Eser sadece tek bir âşık üzerine kurulu olmamakla beraber Eskişehir’deki âşıklık geleneğini de ele almaktadır. Eskişehir’in tarihi ve kültürel yapısına değinilip bölgede yetişen diğer halk ozanlarını da çalışma kapsamında görmek mümkündür. Bu sayede kültür araştırmaları adına da bölgesel nitelikte kaynak olmaktadır. Özellikle Yunus Emre, Nasreddin Hoca ve Eskişehirli diğer âşıklar ile kurulan bağlantılar ve bunlara eserde yer verilmesi ile eserin kültürel çerçevesi genişlemiştir.

Dil ve anlatım açısından eseri değerlendirdiğimizde, akademik bir çalışma olmasına karşın anlaşılır bir üsluba sahip olması tüm okuyucu çevrelerine hitap etmektedir. Kullanılan bilimsel terminoloji yerinde olmakla beraber metin okumayı zorlaştırmamaktadır. Bu sayede tek bir hedef kitle kaygısı güdülmediği anlaşılmaktadır. Eser, hem akademik titizliğiyle halk bilimi öğrencileri ve araştırmacıları için bir rehber/ders kitabı niteliği taşımakta hem de akıcı üslubuyla halk kültürüne meraklı genel okuyucuya hitap eden bir başvuru kaynağı olmaktadır

Sonuç olarak Eskişehirli Âşık Nurşâh’ın Hayatı ve Eserleri Türk halk edebiyatı ve halk bilim alanında önemli bir boşluğu doldurmuş değerli bir eserdir. Âşıklık geleneğinin yaşayan temsilcilerinden biri olan Âşık Nurşâh’ın hayatını ve eserlerini detaylı bir biçimde ele almasıyla Anadolu sözlü kültürünün hafızasını koruma çabasının başarılı bir örneğidir. Geleneksel halk şiirinin günümüzde de yaşadığın göstermesi bakımından önemli bir başvuru ve birincil kaynak olma özelliği taşımaktadır.

 

Kaynakça

Tuğçe Coşkun, (2023), Eskişehirli Âşık Nurşâh’ın Hayatı ve Eserleri (Monografi-Derleme-Tasnif), H Yayınları, İstanbul.