Beş harf iki heceyle irkiliyorum

Babamın mirası toprakları demire buladım

Omuzlarımda damlalar dövüyor dövmelerimi

Ellerim ne ağzıma su çalacak ne de başımı mest edecek temizlikte 

Kılıcımı ıslatacak kızıllıkta titrek, kanaatkar duruyor

Odamın ak perdelerini indirdim 

Günahlarıma göre dikiyor kimonomu Kaishakunin

Penceremi sonuna değin açtım

En az kendim kadar soyunuk esiyor rüzgar

Demir kokuları en az kendim kadar soyunuk değiyor kulaklarıma artık

Babamın mirasını hiçe saydım 

Sevabından ettim toprağa buladığı taşları

Bahçemde yeşil, balkonumun altında kaldı

 

Ocakta pişen yemeğin acısını duyuyorum alevlerin üstünden

Rüzgar taşıyor soyunuk çığlığını

Güneş kuru yaprakları arasından değiyor gözlerime incir ağacının

Ah güneş

Tüm o aşklarımın arasında sızıyor gözlerime

Parmak izlerimi eriten

Dudaklarıma soyunuk aşklarım 

Defterim arasına deşiniyor babamın mirası yaprak

Ağzıma çalınıyor kaşık 

Perde vücuduma kapanıyor

Soyunuk çalıyorum. Soyunuk kapıyorum. Soyunuk akıyor yaş gözlerimden

                                       Güneş

                                       Rüzgar

                                       İncir yaprağı

                                       Aşklarım

                                       Beş harf

                                       İki heceyle

                                       Hayat

Ortaya çıkıyor ruhumun Soyunuk macerası

                                       Ağarıyor

                                       Avuçlarımda

                                       Babamın 

                                       Mirası                       

                                       Ağarıyor               

Damağımdaki yemeğin tadı kanla doluy.

                                                                 .  

                                                                   .