-yer:     fethiye, ovacık-

rakının havası söndü

soğudu artık buralar

kumarını kaybetmiş tavla taşıyız, yağmur bastırırken hele

tutulmamış yârin sözü, dinlenmemiş baba nasihati, şarap kadehiyiz tokuşturulmamış

büyüye ve incire inanırdık çocukken,

yaş aldıkça annemin çığlığı gibi dağıldık

tuzla buz, yamalıydı aşklarımız lisedeyken

hayata format atıyorduk her seferinde

 

-zaman:       2025’in son 7 ayı-

placebo etkisi unutmak

             boynunda sarı bir kurdele sevgilimin

                            ellerinde eşini kaybetmiş incir dölü, at yelesi, oğlan suratı

                                 annemin sabrındaydı acısı,       yası,           ben annemin yutkunamadığı                      öfkesiyim.

 

-kahramanlar:      isimlerinin gizli tutulmasını rica ettiler-

sevgilim,

çıkmaza girmiş oğlan kuytundan naber?

sen hâlâ gülerek sevişiyor musun yalnız başına

ben hâlâ unutamadım:

mantıyı deli gibi sevdiğini,

 

çok güzel portakallı kekler yaptığını,

 

sardunyaya bayıldığını,

rakıyı sek içtiğini,

 

m beden gömlek giydiğini,

ayakkabı numaranı (42),

 

laciverte düşkünlüğünü

saksı koleksiyonu yaptığını

 

-anafikir-

sperminim senin. sütle ve kremayla aç içimi. büyüt yapraklarımı ve gövdemi. sancımı sakla koynunda.

gördün mü? bir karga dans ediyor karanlıkta.