Boşlukta yer kaplamayan bir bedeni

bu bedene asılı kalmış bir ruhla

otuz yıl taşıdım.

Şehirler tanıdım;

yokuşları ters çıkan, sokakları çıkmayan

telefon kulübelerinde terk edilişlere şahitlik ettim en önden

arandığında ulaşılamayan,

ulaşılanın artık aranan olmadığı

insanlar tanıdım.

Şehirler ve kilometre taşları

İnsanlar ve sabır taşları

olmayışları.

Bir öfke gibi çağlayan nehirler geçtim

ayaklarımda taş üstüne taş izi

sen usulca geçersin bir nehiri

nehir taş olur vurur ayak bileklerini

boğazında ilmek ilmek hayat zinciri

 

-aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor-

 

Dün de ulaşılamamıştı,

yarın…

Yarın, adressiz bir mektubun savruluşu oradan oraya.

Yaz-sakla. Yaz-sakla. Yaz.

Yazmak kendini temize geçmekle eş

kendini

temize

geç

kendini deş!

G E Ç.

 

Çok sevdiği bir şarkıdan kaç tekrarda sıkılır insan

öyle iflahı olmayan bir direniş, bir tutunma arzusu hayata

bilirsin o nakaratta kaç hıçkırık dizilecek boğazına

ilmek ilmek zinciri hayatın

dolanacak dolanacak dolanacak

eline ayağına.

Diline dolanacak, duyulmayacak

-lütfen daha sonra tekrar deneyiniz-

dıt dıt dıt dııııt

 

Kaç nefes geçtin de yetmedi duyulmaya

Kaç nefes daha düşeceksin aynı tekrara

 

Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor

Lütfen daha sonra tekrar denemeyiniz.